3 Fazlı motor projesi ( Süleyman Aksu)

Süleyman Aksu’nun gerçekleştirdiği 3 fazlı motor projesi videosu. Motorun çalıştırma görüntüleri. 3 faz verilerek manyetik akı vasıtasıyla ortadaki rotor olarak kullanılan kutunun nasıl döndüğünü izleyebilirsiniz.

Emme basma tulumba

Emme basma tulumba nasıl çalışır?

Emme basma tulumba

Emme pompa, çekilecek akışkanı pistonun sadece yukarı hareketiyle çekip akıtan pompa türüdür. Pistonun yukarı hareketi sırasında aynı anda silindirdeki su boşaltılırken bir yandan da silindir yeniden kaynaktan su ile doldurulmaktadır.

Emme-basma tulumbada ise su öncelikle silindire çekilir ve pistonun aşağı hareketi ile pistondaki çıkıştan dışarı pompalanır.

Tulumbalardaki kapakçıklar sadece tek yöne açılabilen kapaklar olup silindirdeki suyun akış yönüne ve basınca göre kapanıp açılmaktadır.

EMME BASMA TULUMBALARININ ÇALIŞMA PRENSİBİNİN İNCELENMESİ

EMME BASMA TULUMBALARININ ÇALIŞMA PRENSİBİNİN İNCELENMESİ

DENEYİN AMACI: Açık hava basıncının  sıvılara etkisiyle, sıvıların daha yukarılara çıkmasını görmek.

HAZIRLIK SORULARI:

1-Yer altı sularını açık hava basıncı etkisiyle yeryüzüne nasıl çıkarabiliriz? Araştırınız.Daha fazlasını oku »Emme basma tulumba

Mısırı kozasından ayırma tekniği

Mısırın faydaları

Atıştırma, çorba, ana yemek ve salatalarda kullanılır. Kebap, haşlama, ızgara ve patlamış mısır gibi çeşitleri vardır.
Uzmanlar anavatanı Güney Amerika olan ve günlük yaşantımızda salatalardan pilavlarımıza kadar kullandığımız mısırın sağlık açısından da oldukça yararlı bir besin olduğunu belirtiyor ve sağlığına önem verenlerin bol bol mısır tüketmesi tavsiyesinde bulunuyor.

Mısır tam bir vitamin deposudur. B1 vitamini, patotonik asit B5 vitamini, folat, niasin B3 Vitamin ve C vitaminini de bol miktarda içermektedir. Mısır ayrıca diyetsel liflerin, fosfor ve magnezyum minerallerinin iyi bir kaynağıdır.Daha fazlasını oku »Mısırı kozasından ayırma tekniği

24000’lik lokomotifin motor animasyonu

 

Eğer Eskişehir’de sanayinin gelişmesi bir efsaneye konu olmuş olsaydı, herhalde başlangıçta, ”Eskişehir denen ilde gözün alabildiği kadar ufka uzanan sulak ve verimli topraklar vardı” diye başlar ve şöyle devam ederdi:
“…Günün birinde bu zengin toprakları iki demir çubuk ikiye böldü ve kızgın buhar soluyan bir demir araba bu çubuklar üzerinden geçip gitti. O zaman insanlar bir de baktılar ki, bu demir arabanın sayesinde ıraklar eskisi kadar ırak değil; yer değişmiş, gök değişmiş, insanlar değişmiş, yeni yeni işler yapmaya başlamışlar…”
 1894’de İstanbul-Bağdat Demiryolunun Eskişehir’den geçmesi hiçbir zaman böyle bir efsaneye konu olmadı; ancak, bölgenin sosyo-ekonomik yapısı üzerinde önemli bir etken olduğu ve bölgede sanayileşme evresinin başlamasında ve gelişmesinde büyük bir itici güç olduğu tartışma götürmez.

Daha fazlasını oku »24000’lik lokomotifin motor animasyonu