Elektronik devre elemanları yanma görüntüleri

5
3023
gösterim


 

 

 

PROFESYONEL ELEKTRONİK
ARIZA BULMA-GİDERME – 1

Profesyonel arıza bulma-giderme konularına girmeden önce elektronik laboratuar ortamı nasıl olmalı bunu kararlaştırmamız gerekiyor. Bir hastanenin steril ortamı ne ise, elektronikçilerin de özel bir ortamı vardır. Hastalarımız ise her çeşit elektronik kart- cihaz veya sistemdir. Steril ortamımızda arızacılık konularımıza devam edebiliriz dilerseniz. Elektronik ortamda en tehlikeli konu olan ve ortamımızı belirleyebileceğimiz statik yük konusuna hemen başlamak istiyorum. İki cismin sürtünmesi ile oluşan durgun elektrik yüküne  ELEKTROSTATİK yük denir. Statik elektriğe en büyük örnek olarak yıldırım verilebilir. Bilindiği gibi + ve – yüklü bulutların birbirine yaklaşması esnasında tabiatın en büyük statik elektrik deşarjı meydana gelmektedir. Japonya’da yapılan çalışmalarda; ortalama olarak ölçülebilen yıldırım enerjisi 15-20 megavolt civarındadır. Bu yükün depo edilebilmesi halinde Türkiye�nin yıllık elektrik enerji tüketimin büyük bir bölümünü herhalde karşılayabilirdik, tabii ki devasa bir kondansatör düzeneği sağlanabilseydi eğer.  Akaryakıt yüklü araçlar ile cephane yüklü araçların alt taraflarında aşağı doğru sarkıtılmış zincir ya da tel gibi metalleri hemen hepimiz görmüşüzdür. Oluşan statik elektriği toprağa akıtmak içindir. İnsanların günlük yaşamlarında en çok karşılaştıkları sorunlardan biri de statik elektrik yüklenmeleri ve herhangi bir metalle temasları esnasında deşarj (yük boşalması) olmasıdır. Sürtünen iki cisimden biri +, diğeri devamlı – yüklenir. Eğer sürtünen cisimlerden biri insan ise insan devamlı pozitif yük teşkil etmektedir. İnsanların statik elektrik yüklenmesi; yürüme esnasındaki sürtünmelerden, araçlara inip binerken, çalıştıkları masadan, giymiş-çıkarmış oldukları elbiselerden olabilir. Aşağıdaki çizelgede insanların hareketleri esnasında oluşan bazı statik elektrik miktarları ve oluşturan unsurlar  verilmiştir.

Elektrostatik voltaj
Statiği oluşturan faktörler %10-%20 Nem %65-%90 Nem
Halı üzerinde yürümek 35000v 1500v
Vinylex kaplı zeminde yürümek 12000v 250v
Tezgah üzerinde çalışırken 6000v 100v
Vinylex kaplanmış zeminde çalışırken 7000v 600v
Polyester çanta tezgahtan kaldırılırken 20000v 200v
Plastik klasör taşırken 7000v 150v

Yukarıdaki tablodan da görüleceği gibi ortamdaki nem oranı arttıkça statik enerji miktarı azalmaktadır. Statik yüklenmeler yüksek voltaj değerlerinde olduklarından bazen görünür hale de gelebilirler. Işığın görünür hale gelebilmesi için en az 6000-7000 Volt civarında olması gerekir. Yani manyetolu çakmaklardaki görünür ışık yaklaşık 7000 Volt’luk değerde atlama yapan statik yüktür. Statik yükün voltajı çok fazla olmasına karşın, akımı çok zayıftır. Akım voltaj ile doğru orantılı olsaydı, bir çok yüksek voltaj trafosu ile ilgilenen televizyon tamircisi çırağı yetişmezdi herhalde.Çıplak ayakla halı üzerinde yürürken ayaklarımızın karıncalanması statik yüktendir. İnsan vücudu bir direnç olduğu kadar aynı zamanda bir kondansatördür. Vücudumuzda statik yük oluşturan olaylardan biri, halı üzerinde yürümeyi biraz daha detaylı inceleyelim.

Şekilde ayak ve zemin arasında oluşan kapasitif durum görülüyor.

Burada A ayağın alanı, E ayak ve zemin arasında hava dielektrik ortamında oluşan kapasitenin elektrik alanı, DV potansiyel farkı, Dq bir adımda oluşan statik yüklenmedir. Elektriksel alan ve sığa denklemleriyle, vücudun direnci R £ 100 MW alınarak, adımdaki yüklenme miktarı yaklaşık 4 KV. olarak bulunur. Saniyeye göre yalıtkan halı üzerinde yürüme ile elde edilen yüklenme grafiği aşağıda verilmiştir.

Saniyeler mertebesinde oluşan bu statik yük günlük hayatımızda her an yaşadığımız olaydır. Üzerimizde binlerce volt statik yük mevcut iken, 350 Volt ile bozulabilecek bir CMOS yapılı elektronik malzemeye dokunulursa ne olur? Malzeme ölür. Ölmez ise kesinlikle mikron seviyesinde yapısında ciddi hasarlar meydana gelir, ömrü azalır.

Elektronik devre elemanlarının bozulabileceği eşik voltajları tabloda gösterilmiştir :
Mosfet 100v Schottky Diyot 300v
Eprom 100v Film Direnç 300v
Jfet 140v Bipolar Transistör 380v
Opamp 190v Scr(Tristör) 680v
Cmos 250v Schottky Ttl 1000v

1980’lerin sonuna doğru elektronik malzeme üreticilerinin ürettikleri cihaz ve komponentlerde arızaların oluştuğu görülüp, tehlikenin üzerinde duyarlılık eşiğine sahip elektronik malzemeleri muhtemel ESD hasarlarından korumak maksadı ile Avrupa’da CENELEC elektronik aletler komitesi kuruldu. İnsanların almış oldukları statik elektrik hem sağlıklarına hem de kullanmış oldukları elektronik cihazlara zarar vermektedir. Elektronik cihazları kullanma ve taşıma esnasında teknik personeller bilerek ya da bilmeyerek üzerindeki statik elektriği devre elemanlarına boşaltmakta (elektrostatik deşarj) (ESD) o ekipmanları kullanışsız hale getirmekte ya da ömürlerini azaltmaktadır. Eğer elinize aldığınız Elektronik Kart üzerinde EEPROM (Elektrikle silinip programlanabilen) hafıza malzemeleri var ise kesinlikle dokunulmamalıdır. 10 Voltluk bir voltaj bile hafızalı malzemenin programına zarar verebilir. Bizzat kendi elimle programlı bir malzemenin programını uçurmuştum, ama hafızalı malzemenin bilgisayar ortamında daha önceden aldığım bir yedeği mevcuttu, yoksa işim çok zordu. İyi bir arızacının malzemeleri iyi tanıması gerekir. Elektronik kart üzerindeki hafızalı malzemeleri algılayarak ona göre tedbir alması gerekir. Hafızalı malzemelerin (Memory IC) üzerlerine genellikle içerisindeki programın versiyonunu gösteren küçük kağıtlar yapıştırılır. En çok karşılaşılan EEPROM Hafızalı Entegreleri; 24xx, 28xx, 29xx, 93xx, 94xx, Palxx, Palcexx, Galxx, Galcexx, pıcxx etc. örnek olarak verilebilir. Hafızalı entegrelerin sonlarında -15, -25 vs. gibi rakamlar bulunur. Bu rakamlar ns. (nanosaniye) cinsinden hafızalı malzemenin hızını verirler. Bu şekilde hız ifade edilen rakamlar genellikle hafızalı malzemelerde kullanılır. İlerleyen konularımızda ROM, EPROM, EEPROM ve diğer hafıza ünitelerinin testleri nasıl olur? Nasıl yedeklenir? Özel bazı durumlar, programlı malzemelerde şifre sorunları gibi konularla ileride detaylı bilgi vereceğiz. Bazı programmer (Programlayıcı Cihaz) software’lerini (yazılımları) anlatıp terminolojilerini örneklerle belirtmeye çalışacağız.

Şu ana kadar anlatılanlarla anlaşılan şudur ki; elektronik bir malzemeye veya karta dokunmadan, kesinlikle İnsan vücudunda oluşan statik yükün atılması, yani topraklanması gerekmektedir. Ayrıca kullandığımız alet ve malzemeler statik yük oluşturmamalıdır.

Teknoloji ilerledikçe daha hassas elektronik malzemeler üretilmekte ve hassas bu küçük malzemeler statik yük önlemi olmadan dokunulduğunda kolaylıkla bozulmaktadır. Büyük bir bilgisayar firması topladığı bilgisayarın bir kısmının sürekli arıza yaptığını görmüş ve statik önlem alınması gerektiğine karar vermiştir. Vücuttaki yükün topraklanması için her yeri iletkenlerle toprağa bağlamışlardı. Fakat arızaların kısmen azalsa da devam ettiği gözlenmişti. Statik yükün aniden boşalmasının da elektronik malzemelere zarar verdiği anlaşıldı. O halde statik deşarjın aniden olmaması gerekiyor. Yapılan araştırmalarda statik yükün aniden değil, 1Mohm’luk direnç üzerinden, yavaş eğrisel olarak boşalması gerektiği görülmüştür. Standart deşarj süresi 3sn.olarak tesbit belirtilmiştir. Elektronik laboratuarda kullanmamız gereken malzemeler, Elektrostatik yük oluşturmamalı, Üzerimizdeki statik yükü yukarıda verilen standartlarda deşarj edebilmelidir.Bu tecrübelerden yola çıkılarak elektronik malzemelerle çalışma yapılan tüm ortamlarda ANTİSTATİK Malzemeler kullanılarak, STATİK yüke karşı kesinlikle tedbir alınmalıdır.

ANTİSTATİK: Bizim istediğimiz malzeme yalıtkanlar gibi statik yük kaynağı olmamalı, tam iletken de olmamalı. İletkenlerin alan direnci 104-105 Ohm arasındadır ve hızlı deşarj sağlarlar, yalıtkanların alan direnci 1012 Ohm’dan büyüktür ve tam bir statik yük oluşturma kaynağıdır. Bu malzemelerin tam arasında  kalan, alan direnci 106-1012 Ohm. olan ve istediğimiz özellikleri bize sağlayan malzeme; ANTİSTATİK malzemedir.Antistatik malzemeler statik elektriğin oluşmasını ve elektronik devre elemanlarının zarar görmesini önleyebilen malzemelerdir. Binlerce volt yüklenen insanlar farkına varmadan elektronik aletlere zarar verebilir, bir elektronik aletin imalatından, nakliyesine, paketlenmesinden, depolanmasına, çalıştırılmasında yada tamir devam ederken elektronik aletleri korumak maksadıyla antistatik tedbirlerin alınması gereklidir. Yapılan araştırmalarda nemli ortamların statik enerji oluşumunu önemli ölçüde azalttığı saptanmış, ortamı nemli kılmak için ionizer cihazları kullanılmıştır, ancak bu defada elektronik malzemeler kısmen korunurken insanlarda astım, bronşit ve kalp hastalıklarına rastlanmıştır. Daha başka tedbirler düşünülmüş ve antistatik malzemeler oluşturulmuştur. Elektronik aletleri korumak maksadıyla oluşturulan antistatik ekipmanlar hızlı boşalma sağlamamalı, belli bir alan direnci oluşturulmalıdır ve ani deşarjla insan sağlığının zarara uğramaması maksadı ile, dereceli olarak iletim ortamı sağlanmalıdır.

Alan dirençlerini ölçmek için, özel yüzey empedansı ölçümü yapan küçük aletler mevcuttur. Piyasada antistatik diye satılan her ürün maalesef antistatik değildir. Biraz pahalı olan bu malzemelere antistatik diye fazla miktarlarda para verip, maalesef naylon malzemeler alıyor olabiliriz. Çok miktarda alım yapıyorsak antistatik ürünün yüzey gerilimini ölçen basit antistatik ölçü aletine sahip olmamız gerekir. Ölçülen direnç değeri malzemenin antistatik malzeme standartlarında olup olmadığını gösterecektir. Elektronik malzemelerle çalışma yapılan ortamda en azından antistatik bir bileklik kesinlikle kullanılmalıdır. Aşağıda bazı antistatik malzemeler anlatılmaktadır.

Antistatik malzemeler (statik dissipative)

1. Poşetler: Metalik Poşetler, sürtünmeden dolayı elektronik malzemenin üzerindeki statik elektriği önler, 3 katmanlıdır, dağıtkan yüzey, iletken yüzey, dağıtkan yüzey.

Pembe Poşetler; statik elektriğin dağıtımını sağlar, tek katmanlıdır. Siyah Poşetler; tek katmanlıdır, iletken ortam sağlar. Elektromanyetik dalgalar iletken ortamlardan geçemezler. İletken poşetler manyetik alandan bozulabilecek disket vb. malzemelerin taşınması için idealdir.   Tüm poşetlerde antistatik uyarı işareti, üretim tarihi ve raf ömrü ile üreten firma işareti olması gerekmektedir.

2.Ambalaj köpükleri: Pembe olan antistatik, siyah ise iletkendir.

3. Masa örtüleri/kaplamaları: 105 ve 1012 arasında alan dirençleri vardır. 1 ila 2 Mohm’luk direnç teşkil ederler.

Üç katmanlıdır bunlar;

  1. Disipative: dağıtkan
  2. Conductive: iletken
  3. Disipative: dağıtkan

4. Antistatik bileklik kordonu ve kablosu: Sarı renkli kablo, mavi renkli karbon yedirilmiş bileklik ve kordondan oluşmuştur. Kullanıcı personeli topraklamak sureti ile elektronik kartların zarar görmesini önler. 1-2 Mohm’luk direnç teşkil eder, test cihazlarıyla kullanmadan önce test edilmeleri gerekir.5. Antistatik önlük ve ayakkabılar: Önlükler değişik boylarda, %89 naylon, %11 karbon alaşımlıdır. Karbon yedirilmiş kumaş elektriğin iletkenliğini sağlar. Dışarıdan  yada kıyafetlerin oluşturacağı statik yüklenmeyi önler. Tek katmanlı ve iletken olmaları gerekmektedir. Bileklikle de bağlanabilecek şekilde dizayn edilmişlerdir.

6. Antistastik yer kaplamaları: Karbon yedirilmiş plastik alaşımlıdırlar. Taban bakır baralarla örülmüş ve topraklanmıştır. Yapışkanı karbonludur, iletim sağlanmış aynı zamanda yürüme esnasında statik elektrik oluşturması önlenmiştir. Özel kimyasallarından başka bir şeyle silinmemelidir. Özellikle deterjan vb. malzemelerle silindiğinde üzerinde lak oluşacağı düşünülerek,  kimyasal temizleyiciler yoksa yalnızca temiz nemli bez ile silinmelidir.

7. Antistatik kimyasallar: AFC-400 gibi PCB temizleme kimyasalları olup çok çeşitleri mevcuttur. Halı, vinylex gibi malzemelere tatbik edildiğinde çok ince antistatik katman oluştururlar. Antistatik örtü, yer kaplaması gibi zeminlere sürüldüğünde antistatik özelliklerini artırır ve uzun ömürlü olmalarını sağlar.

Bir odadaki statik yük, hava yoluyla + ve – yüklü iyonlar gönderilerek de nötr hale getirilebilir. Bu sistemler biraz pahalı olduğundan çok ekonomik çözümler olarak görülmezler. İyon üreteci, statik yüklü cisimlerin üzerine o cisimleri nötr edecek şekilde iyonları üflerler.

PROFESYONEL ELEKTRONİK
ARIZA BULMA-GİDERME – 2

ÖZET
Bir önceki ay ESD ortamından ve bu ortam için gerekli olan ESD malzemelerinden bahsettik. AT & T Bell Laboratuarlarına göre, günümüzdeki tüm elektronik malzeme arızalarının %25�i ESD (Electro Static Discharge) hasarlarından oluşmaktadır. Çalışır durumdaki malzemelerin %50�sinin hasar görmesinin sebebi de ESD olayıdır.

Dünyadaki ESD elektronik malzeme arızalarının günümüze kadar yaklaşık olarak değeri 25 trilyon dolar olarak tespit edilmiştir. Bu konuda alınacak küçük tedbirlerin ülke ekonomimize ciddi yararları olacağı kanaatindeyim.

Bu ay ki yazımızda elektronik arıza bulma metot ve sistemlerine genel olarak bir bakış yapıyoruz. Bu sistemlerin kısaca açıklamalarını yaparak Türkiye ve dünyadaki genel elektronik arıza bulma-giderme metotlarını ortaya koyuyoruz. Bu yazı sonrasında, bahsedilen konular diğer yazılarımızda sırayla detaylı ele alınacaktır.

1.GİRİŞ
Elektronik cihazlarda arıza arama-bulma gerçekten elektroniğin en zor branşlarından biridir. Bazen o kadar sıkıntılı arızalarla karşılaşılır ki, sistemi yeniden tasarlamak daha kolay gözükür. Yazı dizimizde arıza bulma-giderme konularında modern teknolojinin gerektirdiği, elektronik malzeme seviyesinde arıza bulabilen ve gideren cihazlardan detaylı bahsedilecektir.

Maalesef ülkemizde kullanılan sistem ve cihazların büyük bir bölümü yurtdışı firma ürünlerinden oluşuyor. Bir fabrika düşünelim, tamamen yabancı firmaların elektronik sistemleri ile kurulmuş ve sistemler garanti kapsamının dışına çıkmış olsun. Fabrikanın iki adet üretim bandındaki sistemlerden biri arıza yaptığında, maalesef bu arızanın giderilmesi için elimizde ne devre şemaları ne de arıza bulma kitapçığı bulunmaktadır. Bırakın arıza giderme kitapçıklarını bu sistemlerin operatör seviyesindeki kullanım ve bakım kitapçıkları bile tam olarak mevcut olmuyor. Eğer bu sistemlerle ilgili yetersiz yabancı dildeki kitapçıklar ile teknik personel tarafından sisteme müdahale edilirse, basit arızalar daha da büyük arızalara dönüşebiliyor. Sonucunda maalesef oldukça yüksek maliyetlerle ya yenisi alınıyor veya yüksek fiyatlarla yurtdışına onarıma gönderiliyor. Bu durum haftalarca fabrika üretimini de aksatabiliyor.

Bilgisayar ağ yöneticisi uzman bir arkadaşımın çok hoşuma giden şu sözü bu arada aklıma geldi. Bir ara canı çok sıkılmış ve bana şunları söylemişti;
Bilgisayar kullanıcılarından en çok tehlikeli olan ve sistemini devamlı bozup bana fazla mesai yaptıranlar kimlerdir tahmin et? Kullanmayı az bilenler. Kullanmayı hiç bileyenler zaten ben cahilim deyip fazla kurcalamıyorlar, profesyoneller en azından bir sistem dosyasının silinmeyeceğini biliyorlar. Ama az bilenler ise danışmadan hareket edip bir LAN (Local Area Network) ağını bile çökertebiliyorlar.”

Örneğimizi bilgisayarlardan verdik ama sistemle ilgili az bilgiye sahip tüm elektronik sistem bakıcıları için aynı şeyler söylenebilir. Bu konularda az imkanlarla çok fazla iş yapan teknik personeli kötülemek değil, bilakis tebrik etmek istiyorum. Bu kadar eksik dökümantasyonlarla bilgilerle sistemlerin ayakta kalmasını, gece gündüz sistemlerin başında sabahlayarak, sistemi çözen ve sistemlerin devamlılığını sağlayan perde arkası kahramanları teknik personeller tanıdım. Hatta bu yazımı okurken bazılarındaki tebessümü görür gibi oluyor ve bir kez daha onları tebrik ediyorum.

Bu arızalı sistemlerin; haberleşme, medikal, endüstri, scada sistemleri vs. gibi kamu ve özel kuruluşlardaki binlerce farklı amaca hizmet eden sistem ve cihazlar olduğu düşünülürse hepsi için ortak çözümler aranmalıdır.

Elektronik sistem-cihaza  devre şeması veya herhangi bir dökümantasyon olmadan, sistem-cihaza enerji vermeden malzeme bazında arıza bulunabilir mi? Yurtdışına ihtiyaç kalmadan oldukça hızlı tüm elektronik sistemlerde arızanın malzeme bazında bulunması hangi sistem-metotlarla mümkün olabilir? Bu yazı dizisini oluşturmamın sebebi bu konulardaki bir çok soruya cevap olmak ve yaşadığım tecrübeleri paylaşarak daha hızlı çözümler üretilmesine yardımcı olmaktır.

2. AKILLI SİSTEMLER
Ülkemizde son birkaç yılda elektronik sistem-cihaz bakım onarımında pozitif gelişmeler olmakta. Özellikle internet ortamının yaygınlaşması birçok alanda olduğu gibi, elektronik arıza bulma giderme konularında da gelişmeleri güncel takip etmemizi sağlıyor.

Elektronik sistem-cihazları, bu konumuzda ikiye ayırabiliriz; akıllı ve akıllı olmayan sistemler.

Akıllı Sistemler: Bu sistem-cihazlar (sistem-cihaz yerine bundan sonra sadece sistem denilecektir) ilk açılışında kendilerini self-test (kendi kendini test) edip bir arıza (error) uyarısı verebilirler. Tasarımcı bu arıza bilgisi ile ilgili detayları genellikle modül veya elektronik ünite bazında belirtir. Mesela;

Error 5; Primer Power Supply Faulty

Şeklinde bir hata mesajı bize ilk besleme ünitesinde bir arıza olduğunu bildirir. Genellikle de sistem �fault� �error� verdiğinden çalışmayıp diğer üniteler korunur. Bu üniteyi elimizdeki bir sağlam yedeğiyle deneyerek gerçekten arızanın onda olup olmadığını kolayca tespit edebiliriz. (Bir sağlam ünite yok ise arızanın giderilmesi ile ilgili olarak lütfen yazı dizimizi takip etmeye devam ediniz.) Tasarımcı ne kadar fazla arıza ile ilgili detaylı bilgi ve yardım opsiyonları oluşturmuş ise o kadar bilgiye sahip oluruz. Ticari bir zihniyet ile bu sistem tasarlanmış ise (ki genelde öyle) çok detaylı bilgi verilmemektedir. Hatta özellikle beyaz eşyalar da dahil olmak üzere bir çok elektronik sistem üreticileri ilk satışta değil, sonradan verdikleri teknik desteklerden para kazanmaktadırlar.

Akıllı Olmayan Sistemler: Bu sistemler arızanın nerede olduğu konusunda hiçbir mesaj vermezler. Arızalı sistem çalışmaya devam edip daha ciddi sorunlar da ortaya çıkabilir.

Akıllı sistemler genellikle mikro işlemcili veya bilgisayar tabanlı sistemlerdir. Fakat bu sistemlerin arızayı modül seviyesine indirmesi, arızalı modüldeki arızalı malzemenin bulunmasını gündeme getiriyor.

Elektronik malzemelerin üretilmeye başladığı en eski tarihlerden beri, bu sistemlerin arızalarının bulunup giderilmesi de gündeme gelmiştir.

3.  ARIZA BULMA METODLARI
Eskiden kullandığımız metotlar halen iyi yardımcılardır. Elektronik malzemelere gözle, el ile, koklama ile detaylı bakılır. Yanan veya biraz şekli-rengi değişen malzemeler görülebilir. Elektronik bir kondansatör biraz şişmiş ise arızalanmıştır.

ATE Sistemleri, otomatik test sistemleridir. Sistem veya elektronik karta özel olarak hazırlanır. O sistemi simüle ederek (tüm fonksiyonlarını çalıştırıp deneyerek) arızalı kısmı ve malzemeyi belirleyebilir. Sisteme enerji vererek oldukça komplike test yapabilir. Bu test sistemleri neticeleri çok güvenilirdir. Fakat test edilecek sistemin tasarımcısı gibi tüm özelliklerinin bilinmesi gerekir. Test noktalarının belirlenmesi için sistemi iyi tanıyıp uzun süreli çalışma yapılması gerekir. ATE (Automatic Test Equipment) sistemlerinin oldukça pahalı olması ve detaylı bilgilerinin bulunmadığı sistemler için çok uygun olmaması gibi dezavantajları vardır. ATE sistemleri DFT (designing for test) yazılım ve sistemlerini geliştirmiştir.

Test metotları elektronik sistemlerin oldukça karmaşık ve yüksek teknolojiye sahip olması ile birlikte önemini daha da arttırmış, yüksek teknolojili test ekipmanları kaçınılmaz hale gelmiştir.

En güzel test teknikleri elektronik sistem veya elektronik malzemelerin fonksiyonel testidir. Enerji verip tüm fonksiyonlarının çalıştırılmasını sağlar, oldukça güvenilir neticeler verir.

Elektronik malzemeleri devre içi test eden ICT (In-Circuit Test) tipi ve bu işlevi yapan cihazlar oldukça kullanışlıdır. Örneğin 74hc00 malzemesi devre içinde özel klipler bağlanarak, giriş ve çıkış pinlerine sinyal gönderip bilgisayarlı cihazlarla saniyeler mertebesinde test edilebilir. İlerleyen yazılarımızda bu konular detaylı ele alınacaktır.

V-I  (Voltaj-Akım oranı, empedans eğrileri testi) testleri de oldukça kullanışlı ve hesaplı sistemlerdir. Arızalı sistem sağlam bir sistemle bu eğriler yoluyla mukayese edilerek, kolaylıkla arızanın bulunduğu yer lokalize edilebilmektedir. Empedans eğrisi testlerine hakim olan bir kullanıcı, sağlam karta ihtiyaç duymadan kolaylıkla bir çok elektronik sistem veya kartın arızasını giderebilmektedir. Üstelik bu cihazlar windows işletim sistemi ile çalışan yazılımları ile oldukça kolay kullanışlı ve göze hitap etmektedir. Sağlam elektronik bir kartı veya sistemi hafızasına alıp daha sonra arızalı olan aynı sistemi doğrudan hafızasından mukayese ederek, kolaylıkla arızayı elektronik malzeme seviyesinde bulabilmektedir. Bu cihazların kullanıcıları teknisyen seviyesindeki teknik personellerdir. Mühendislik bilgisi gerektirmemektedir.
Besleme toprak arasındaki kısa devreler vektörel test cihazları ile kolayca bulunabilmektedir.

Çok büyük sistemlerde, şebekeden yüksek akım çeken hatlar veya besleme-toprak arasında kısa devre olan hatlar sistemin cephesinden çekilen termik resimlerle kolayca izlenebilmektedir.


BGA ve PGA yapıdaki gelişmiş entegreler boundary scan test metodu ile test edilebilmektedir. Bu malzemelerin lehimlerinin kontrolü ve fonksiyonel ICT testini mümkün kılan bu test metodu oldukça yeni ve güvenilir neticeler vermektedir.
Flyig probers (otomatik bilgisayarlı arıza bulma robotu) sistemleri oldukça hızlı, elektronik kart üzerinde malzeme bazında arıza bulabilen sistemlerdir. Özellikle mukayese V-I metodunu kullanırlar. Elektronik karta özel fonksiyonel, empedans ve bağlantı testlerini aynı anda yapabilen cihazlar gelişmeye devam etmektedir.

Programlı malzemelerin testleri, devre dışı test metotlarıyla programmer (proglamlayıcı) cihazlarıyla yapılmaktadır. Sağlam program bilgisi test edilen ile kıyaslanmakta (verify) bir bitlik data bozulması kolaylıkla  görülmektedir.
En popüler gelişmeler AOI (Automated Optical Inspection) test sistemleri ve X-Ray inspection sistemlerinde görülmektedir. X-Ray cihazlarını hemen hepimiz görmüşüzdür. Havaalanlarında ve benzeri kritik alanlara girerken çantalarımızın içini güvenlik maksatlı kontrol eden sistemler. İşte bu sistemler çok yüksek resolution (Çözünürlük) ile önce sağlam bir elektronik kartı scan edip, daha sonra arızalı olan aynı kart bilgileri ile mukayese ederek birkaç saniyede arızalı malzeme veya üretim sonrası problemleri yakalayabilmektedir. Günümüzden birkaç yıl önce X-Ray cihazları bakım-onarımı ile ilgili yönettiğim büyük bir projede bu sistemlerin arıza bulmada başarılı kullanılabileceğini görmüştüm. X-Ray�li arıza bulmanın detaylarını hazırlamış, bu konuda teknik arkadaşlarımın da olumlu desteklerini almıştım. Henüz dünyada bu konuda yeni yeni çalışmalar yapılırken ve bir test cihazı da üretilmemişken, ülkemiz adına bu çalışmayı kıymetli bilim adamlarımızın desteği ile yapmayı çok isterdim. X-Ray sistemli bu çalışmanın bir prototipinin hazırlanması inanın zor değildi. Bu yazıyı yazarken kalbim gerçekten buruk. İlim ve ar-ge yatırımlarına keşke daha fazla sahip çıkılabilseydi.

Elektronik kart ve sistem üreticilerinin sadece kendi cihazlarında arıza bulmaya yönelik oluşturdukları test sistemlerini de arıza bulma konusuna ekleyebiliriz. Gönül isterdi ki tüm cihazlarımızda malzeme bazında arızayı bildiren, özel bu tür cihazlarımız olsaydı. Hemen test edip saniyeler mertebesinde arızaya ulaşabilirdik. Ama her elektronik sistem için ayrı ayrı test sistemleri hem çok maliyetli, hem de eksik dökümantasyonlarla maalesef mümkün değil.

Üretim sonrası PCB testi yapan sistemler, her çeşit kablo test metotları, arızalı malzemeyi bulduktan sonraki sökme takma sistemleri ilerleyen yazılarımızda detaylı ele alınacak konulardır.

Yurt dışında özellikle belirli ekonomik rahatlığa sahip ülkelerde, arızalı modül ve elektronik kartlar çalışan sistem kartları ile değiştirmeler yapılarak kolayca tespit edilmektedir. Sonrasında ise arızalı elektronik kart veya modül sağlamıyla değiştirilmektedir. Bizim ülkemizde arızalı kartı çöpe atıp yenisi ile her zaman değiştirmek oldukça maliyetlidir. Kart veya modülün arızalı malzemesini bularak, onu sağlam hale getirip yedeklemek oldukça ekonomik olmaktadır.

4. SONUÇ
Bu durumda en ekonomik olan her türlü sisteme müdahale edip arızayı malzeme bazında bulabileceğimiz, test metotları bizim için daha kıymetlidir.

Elektronik sistem-kartlarda arıza bulmaya yönelik sistem ve metotlar gelişen teknoloji ile doğru orantılı olarak artmaktadır. Ülkemizde bu metotları kullanan teknik personel sayısı hızla artmaktadır. Bu test tekniklerini kullanan cihazlar bir çok sistemin arızalarının bulunmasında büyük kolaylıklar sağlayacak ve ülke ekonomimize oldukça büyük katkılar sağlayacaktır. İyi bir arızacının vasıfları ve arızaya yaklaşımı nasıl olmalıdır? Konularını yazmaya devam edeceğim. İlerleyen yazılarımızda bahsettiğimiz test tekniklerini kullanan ideal bir elektronik laboratuarı oluşturacağız. Kuracağımız laboratuarın ülkemiz ekonomisine uygun minimum maliyetli olmasına gayret edeceğiz. Bu örnek laboratuardaki bazı cihazların kullanımları yazılımları ile anlatılacaktır.

Emek Sarfeden :

Önder Şişer (Elektronik Müh.)
E-Mail: ondersiser@hotmail.com

5 YORUMLAR

  1. emeğinizie saplık teşşekür ederimm…önder bey önder bey birde sorum olacak ben böyle hemen malzeme istediğimde anında getirtebileceğim firma arıyorum her hangi bir firma tafsiyeniz olurmu ..istanbulda.

  2. öncelikle emeğinize sağlık çok bilgilendirici bir yorum olmuş
    tesadüfen gezerken bu siteye rastladım
    baştan sona merakla okudum ustam birde ekleme yapsam bu doğru olurmu
    eczanelerde satılan lastik eldivenler vardır kullan at içinde pudralı olan
    devre lehimleme yada sökme işlerinde yada elle kontrol edilirken
    bu eldiven ile yapılsa yine statik elektriklenme olurmu yada bu eldivenler iş yapılırken kullanılırmı cavabınızı merakla bekliyorum tekrar emeğinize sağlık saygılar selamlar

CEVAP VER

Yorumunuzu yapınız
Lütfen adınızı yazınız